Hem ve Hemma: İsveççe Ev Hakkında Konuşun

İsveç'e taşındığınızda veya dili öğrenmeye başladığınızda, yaşam alanınız hakkında sürekli konuşursunuz. İş arkadaşlarınıza nerede oturduğunuzu anlatır, arkadaşlarınızı akşam yemeğine davet eder ve mesai bitiminde vedalaşırsınız. Ancak İngilizce konuşanların hemen düştüğü klasik bir tuzak vardır: İngilizcede "home" sözcüğü iki görevi birden üstlenir. Hem "I am home" (Evdeyim) hem de "I am going home" (Eve gidiyorum) diyebilirsiniz. İsveççede ise bu ikisini birbirine karıştırmak kafa karıştırıcı duyulur. Bu ayrımı doğru kavramak, günlük İsveççenizin anında kulağa doğal gelmesini sağlar.
Büyük Fark: Hem ve Hemma
İsveççe, bir yere doğru hareket mi ettiğiniz yoksa sabit bir noktada mı kaldığınız konusunda oldukça katıdır.
Evinize doğru hareket halindeyken hem (eve / eve doğru) sözcüğünü kullanın. Bunu Vart ska du? (Nereye gidiyorsun?) sorusunun cevabı gibi düşünebilirsiniz.
- Jag går hem nu. (Şimdi eve yürüyorum.)
- Ska vi åka hem? (Eve gidelim mi?)
- Välkommen hem! (Eve hoş geldin!)
Zaten oradaysanız ve bir yere hareket etmiyorsanız hemma (evde) sözcüğünü kullanın. Bu da Var är du? (Neredesin?) sorusunu yanıtlar.
- Jag är hemma. (Evdeyim.)
- Är du hemma ikväll? (Bu akşam evde misin?)
- Vi äter middag hemma. (Akşam yemeğini evde yiyoruz.)
Bu ailede üçüncü bir dostumuz daha var: hemifrån (evden). Hareketi evden başlayıp dışarıya doğru yöneldiğinde bunu kullanın:
- Jag jobbar hemifrån idag. (Bugün evden çalışıyorum.)
- Hon flyttade hemifrån när hon var nitton. (O, on dokuz yaşındayken evden ayrıldı.)
Akılda kalıcı pratik bir ipucu: hemma kelimesine bir bakın. hem kelimesinden daha fazla harfe sahip. Bu fazladan harfleri, artık bir yere gitmeyip yerleştiğiniz için çoktan açtığınız valizler gibi düşünebilirsiniz!
Yaşadığınız Yeri Tarif Etmek
Artık hemma olduğunuza göre, yaşadığınız mekânın kendisinden nasıl bahsedersiniz? İsveç'te ev ve konutla ilgili kelimeler oldukça pratiktir.
En yaygın iki konut türü şunlardır:
- ett hus (müstakil ev)
- en lägenhet (daire)
İsveç'te insanlar bir daireyi tarif ederken İngilizcede olduğu gibi nadiren sadece yatak odalarını sayarlar. Bunun yerine, toplam oda sayısını sayarlar (mutfak ve banyo hariç). İlanlarda veya arkadaşlarınızdan sık sık şunları duyarsınız:
- en etta (bir odalı daire / stüdyo daire)
- en tvåa (iki odalı daire; genellikle bir salon ve bir yatak odası)
- en trea (üç odalı daire)
Daire planını resmi olarak ett rum och kök (bir oda bir mutfak; genellikle 1 ROK olarak kısaltılır) veya två rum och kök (iki oda bir mutfak) şeklinde de ifade edebilirsiniz.
Evin içinde bulacağınız başlıca odalar şunlardır:
- köket (mutfak) – Vi lagar mat i köket. (Mutfakta yemek yapıyoruz.)
- vardagsrummet (salon / oturma odası) – Vi sitter i vardagsrummet. (Salonda oturuyoruz.)
- sovrummet (yatak odası) – Sovrummet är ganska litet. (Yatak odası oldukça küçük.)
- badrummet (banyo) – Var är badrummet? (Banyo nerede?)
- hallen (antre / koridor) – Skorna står i hallen. (Ayakkabılar antrede duruyor.)
Ev İçin Yararlı Kelimeler ve İfadeler
Evdeki günlük yaşam için temel kelimelerin ve kalıpların yer aldığı pratik bir başvuru tablosu:
| İsveççe | Türkçe | Örnek |
|---|---|---|
| ett hem | ev, yuva | Mitt hem är min borg. (Evim benim kalemdir.) |
| en lägenhet | daire | Jag hyr en lägenhet i stan. (Şehirde bir daire kiralıyorum.) |
| att trivas | rahat hissetmek / yerinden memnun olmak | Jag trivs jättebra här. (Burada kendimi çok iyi hissediyorum.) |
| att städa | ortalığı toplamak / temizlik yapmak | Jag måste städa på lördag. (Cumartesi günü temizlik yapmam lazım.) |
| att diska | bulaşık yıkamak | Vem diskar idag? (Bugün bulaşıkları kim yıkıyor?) |
| en tvättstuga | ortak çamaşır odası | Jag har bokat tvättstugan. (Çamaşır odasını rezerve ettim.) |
| en granne | komşu | Våra grannar är väldigt trevliga. (Komşularımız çok cana yakın.) |
| mysig | sıcak, samimi, keyifli | Ni har det så mysigt här! (Eviniz o kadar sıcak ve keyifli ki!) |
İsveç'te Evde Günlük Yaşam
İsveç ev kültürünün, ülkeye yeni gelen herkesin hemen fark edeceği kendine has birkaç alışkanlığı vardır.
İlk olarak, ayakkabılarınızı mutlaka çıkarın. Birinin hem'ini ziyaret ettiğinizde, hallen (antre) bölümüne adım atar atmaz ayakkabılarınızı çıkarırsınız. Bir İsveç evinde dışarı ayakkabılarıyla dolaşmak kaba bir davranış sayılır; özellikle de kışın bot tabanlarına çamur ve çakıl taşları yapışmışken.
İkinci olarak, bir apartmanda yaşıyorsanız büyük olasılıkla tvättstugan (ortak çamaşır odası) ile karşılaşacaksınız. Çoğu İsveç apartmanında bodrum katında yer alan; sanayi tipi çamaşır makineleri, kurutma dolapları (torkskåp) ve kurutma makineleri bulunan ortak bir alan vardır. Panodan sıranızı ayırtmak ve kurutucudaki her bir tiftik parçasını temizlemek yazılı olmayan bir vatandaşlık görevidir.
Son olarak, İsveçliler hemma vakit geçirmeyi çok severler. Kışlar uzun ve karanlık geçtiği için evler; sıcak aydınlatmalar, yumuşak dokular ve bitkilerle dolu birer sığınak olacak şekilde düzenlenir. Birini ziyaret ettiğinizde, içeri girerken edebileceğiniz kibar ve çok yaygın bir iltifat şudur: Vad fint ni bor! (Ne kadar güzel bir eviniz var!)
Hızlı Alıştırma
Her cümle için doğru kelimeyi (hem, hemma veya hemifrån) seçin.
- Jag är trött. Jag vill gå ______ nu.
- Är du ______ eller på jobbet?
- Jag sitter vid köksbordet och jobbar ______.
Cevaplar:
- hem (Hareket: eve doğru gitmek.)
- hemma (Konum: evde bulunmak.)
- hemifrån (Kaynak / Çıkış noktası: evden çalışmak.)
Bunu Kielo ile Pratik Edin
Nerede yaşadığınız hakkında konuşurken kulağa doğal gelmek ister misiniz? Bir sonraki Kielo sohbetinizde dairenizi tarif etme alıştırması yapabilir, hem ve hemma gibi kelimeleri kullanabilirsiniz. İki dakikanız olduğunda gözden geçirmek için bu ifadeleri günlük planınıza kaydedin. Välkommen hem!
Bu İsveççeyi Kielo ile çalış
Yapay zekâ konuşmaları, seviyene uygun kısa makaleler ve hatalarına göre hazırlanan alıştırmalar.
Kielo’yu indir